Elmar Towers, Konutkent, 3028 Cd. No:8 C Blok Kat:32 No:331, Çankaya/Ankara
+90 506 433 91 42
avserdaroden@gmail.com

Anlaşmalı Boşanmada Feragat Edilse Bile Nafaka İstenir Mi? (2026 Emsal Kararlar)

Anlaşmalı Boşanmada Feragat Edilse Bile Nafaka İstenir Mi? (2026 Emsal Kararlar)

nlaşmalı boşanma protokolünde feragat edilmesine rağmen sonradan açılan iştirak nafakası davası ve anne çocuk görseli.

Anlaşmalı boşanma süreçlerinde taraflar, süreci hızlı sonlandırmak adına bazen haklarından vazgeçebilmekte veya o günkü şartlarda “nafakaya ihtiyacım yok” diyebilmektedir. Ancak hayat koşulları değiştiğinde ve çocuğun ihtiyaçları arttığında, anlaşmalı boşanmadan sonra iştirak nafakası talep edilip edilemeyeceği en büyük merak konusudur.

Peki, boşanma protokolünde “Nafaka istemiyorum”, “Çocuğun masraflarını ben karşılayacağım” yazmış olmanız veya nafakadan açıkça feragat etmeniz, sonradan dava açmanıza engel mi? Yargıtay’ın bu konudaki tavrı çok nettir: Hayır, engel değildir.

Bu yazıda, protokoldeki feragat maddelerine rağmen çocuğunuz için nasıl nafaka talep edebileceğinizi, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve ilgili dairelerin emsal kararlarıyla, Öden Hukuk güvencesiyle açıklıyoruz.

Anlaşmalı Boşanmadan Sonra İştirak Nafakası ve Feragat Yasağı

Hukuk sistemimizde iştirak nafakası, velayeti almayan tarafın çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılması yükümlülüğüdür. Bu hak, ebeveynin değil, bizzat çocuğun hakkıdır. Yargıtay yerleşik içtihatlarına göre; anne veya baba, henüz doğmamış veya işlemekte olan bu haktan çocuk adına “ebediyen” feragat edemez.

Protokolde “İştirak nafakası talep etmiyorum” demeniz, sadece o anlık durumu bağlar. Çocuğun ergin olacağı (18 yaş) tarihe kadar her zaman yeni bir dava açılabilir.

Yargıtay Diyor ki:

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu – E. 2012/836, K. 2013/306 “Anlaşmalı boşanmanın kesinleşmesinden sonra istenebilecek tek nafaka türünün çocuklar için iştirak nafakası olduğu ve bu talebin her zaman mümkün olduğu hükme bağlanmıştır.”

Protokole Rağmen Anlaşmalı Boşanmadan Sonra İştirak Nafakası

Burada çok önemli bir ayrım vardır: Eşiniz için istediğiniz “Yoksulluk Nafakası” ile çocuk için istenen “İştirak Nafakası” birbirinden farklıdır.

Eğer protokolde “Kendi adıma nafaka istemiyorum” dediyseniz, bu bağlayıcıdır ve sonradan kendiniz için nafaka isteyemezsiniz. Ancak “Çocuk için nafaka istemiyorum” beyanı, ileriye dönük kesin hüküm teşkil etmez.

Emsal Kararın Özü:

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi – E. 2022/8207 “İştirak nafakası çocuğun hakkı olup, taraflar ileriye dönük olarak bu haktan feragat edemezler. Protokolde nafaka istenmese dahi, iştirak nafakasına ilişkin verilen karar kesin hüküm teşkil etmez ve her zaman dava açılabilir.”

Kamu Düzeni İlkesi ve Sözleşme Serbestisi

Taraflar sözleşme (protokol) yaparken özgürdür ancak bu özgürlük “kamu düzeni” ile sınırlıdır. Çocuğun bakımı ve korunması kamu düzenini ilgilendirir. Dolayısıyla ebeveynler aralarında anlaşıp “babası/annesi çocuğa 5 kuruş vermeyecek” şeklinde bir sözleşme yapsalar bile, hakim çocuğun üstün yararını gözeterek bu maddeyi geçersiz sayabilir.

Yargıtay Diyor ki:

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – E. 2010/12845 “…bu hususun kamu düzenine ilişkin olduğu ve tarafların iradesine (sözleşme serbestisine) tabi kılınmadığı…” vurgulanmıştır.

Toplu Ödeme Halinde Anlaşmalı Boşanmadan Sonra İştirak Nafakası

Bazı protokollerde, “Baba çocuğun eğitimi için toplu olarak 150.000 TL ödeyecek ve başka nafaka ödemeyecek” gibi maddeler yer alabilir. Yargıtay’a göre bu tür toplu ödemeler veya devredilen gayrimenkuller, babayı iştirak nafakası yükümlülüğünden tamamen kurtarmaz.

Eğer çocuğun ihtiyacı devam ediyorsa, yapılan ödeme hakkaniyet gereği nafaka miktarından düşülebilir veya dikkate alınır ancak nafaka bağlanmasına engel değildir.

Emsal Kararın Özü:

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu – E. 2017/2613 “Davalı babanın eğitim giderleri için toplu ödeme (156.000 TL) yapması, onu iştirak nafakası yükümlülüğünden kurtarmaz. Ancak bu ödeme, nafaka miktarının tayininde hakkaniyet gereği dikkate alınır.”

Sonuç: Hakkınızı Aramakta Geç Kalmayın

Özetle; anlaşmalı boşanma sırasında imzaladığınız protokolde feragat etmiş olmanız, “masrafları ben karşılarım” demeniz veya o gün nafaka istememiş olmanız, bugün çocuğunuzun hakkını aramanıza engel değildir.

İştirak nafakası her an doğup işleyen bir haktır ve çocuğun ihtiyaçları, ülkenin ekonomik koşulları değiştiğinde anlaşmalı boşanmadan sonra iştirak nafakası davası açılabilir.

Hak kaybına uğramamak ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2012/836 Esas sayılı emsal kararının sizin davanıza uygulanması için Öden Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir