Kapıcı Hafta Tatili Ücreti: Pazar Günü Çöp Toplama (Yargıtay 2026)

Apartman yaşamının vazgeçilmezi olan görevliler, genellikle haftanın 6 günü tam zamanlı çalışmakta, pazar günleri ise “hafta tatili” kullanmaktadır. Ancak uygulamada birçok apartman yönetimi, kapıcıdan pazar günleri de sabah ekmek servisi yapmasını veya akşam çöp toplamasını istemektedir. “Altı üstü 1 saatlik iş” denilerek önemsenmeyen bu durum, hukuken kapıcı hafta tatili ücreti hakkını doğurur mu?
İş Kanunu’na göre hafta tatili “kesintisiz” olmalıdır. Peki, Yargıtay 1 saatlik çalışmayı nasıl değerlendiriyor? Öden Hukuk olarak, güncel Yargıtay kararlarıyla bu kritik konuyu aydınlatıyoruz.
1. Kapıcı Hafta Tatili Ücreti ve Kesintisiz 24 Saat Kuralı
İş Kanunu’nun 46. maddesine göre, haftalık 45 saatlik çalışmayı tamamlayan işçiye, yedi günlük zaman dilimi içinde en az 24 saat “kesintisiz” dinlenme (hafta tatili) verilmelidir. Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre, bu süre bölünemez. Yani “Sabah gel çöpü al, sonra akşama kadar gez” demek, hafta tatili kullandırmak sayılmaz.
Yargıtay Diyor ki:
“Hafta tatili izni bölünerek kullandırılamaz. Bu sürenin altında bir izin verilmesi durumunda, usulüne uygun bir hafta tatili kullandırıldığından söz edilemez. Hafta tatilinin yirmi dört saatten az olarak kullandırılması, hafta tatilinin hiç kullandırılmadığı sonucunu doğurur.” (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2020/3437, K. 2020/19928)
2. Pazar Günü Çöp Toplama ve Kapıcı Hafta Tatili Ücreti
Yöneticilerin en çok yanıldığı nokta burasıdır. Kapıcının pazar günü sadece 1-2 saat çalışması, geri kalan 22 saati boş geçirmesi, o günü “tatil” yapmaz. Yargıtay’a göre o 1 saatlik çalışma, 24 saatlik kesintisiz dinlenmeyi “ihlal ettiği” için, işçi o gün hiç tatil yapmamış gibi ücret almalıdır.
Emsal Kararın Özü:
“Davacı kapıcının pazar günleri sabah servisi ve akşam çöp toplaması nedeniyle yaptığı çalışmanın sadece 1 saat sürdüğü bilirkişi tarafından tespit edilmiş olsa da; hafta tatilinin bölünemeyeceği ilkesi gereği bu çalışmanın tam hafta tatili ücreti olarak hesaplanması gerekmektedir.” (Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2015/33347, K. 2018/14390)
Bu karar çok nettir: Süreye bakılmaz, tatil bozulduysa kapıcı hafta tatili ücreti tam ödenir.
3. Hafta Tatili Ücreti Nasıl Hesaplanır?
Eğer bir kapıcı hafta tatilinde (Örn: Pazar günü) çalıştırılmışsa, o ayki maaşına ek olarak ne kadar ödeme yapılmalıdır? Yargıtay’ın “Tam Ücret Yaklaşımı”na göre hesaplama şöyledir:
İşçi o gün çalışmasa bile 1 günlük yevmiyesini zaten maaşı içinde alır.
Tatil gününde çalıştığı için, ayrıca 1,5 günlük (yüzde 50 zamlı) yevmiye daha ödenmelidir.
Sonuç: Pazar günü çalışan kapıcı, o gün için toplamda 2,5 günlük yevmiye karşılığı kazanç elde eder.
Yargıtay Diyor ki:
“Hafta tatilinde işçiye, çalışılmayan hafta tatili günü için ödenen bir yevmiyenin yanında, çalışmasının karşılığı olarak bir buçuk yevmiye daha (toplamda 2,5 yevmiye) ödenmesi gerektiği kabul edilmektedir.” (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2010/35202, K. 2012/42961)
4. İspat Yükü ve Yönetimin Dikkat Etmesi Gerekenler
Kapıcının pazar günü çalıştığını ispatlaması gerekir. Ancak “Kapıcı Yönetmeliği” gereği çöplerin her gün toplanması kuralı ve apartman sakinlerinin tanıklığı, bu ispatı kolaylaştırır. Yönetimler, eğer pazar günü iş yapılmasını istemiyorsa, bunu yazılı olarak tebliğ etmeli ve “Pazar günleri çöp toplanmayacaktır” kararını apartman karar defterine işlemelidir.
Emsal Kararın Özü:
“Kapıcı yönetmeliği uyarınca çöplerin her gün toplanması gerektiği düzenlemesi ve tanık beyanları, pazar günü çalışmasının ispatında önemli delillerdir.” (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2011/36000, K. 2013/27236)
Sonuç ve Hukuki Destek
Özetle; apartman görevlisinin pazar günü 15 dakika bile olsa ekmek servisine veya çöp toplamaya çıkması, o günün tatil vasfını ortadan kaldırır. Bu durumda yönetimin, işçiye kapıcı hafta tatili ücreti (fazla mesai) ödemesi yasal zorunluluktur. Aksi takdirde, işten ayrılan kapıcı geriye dönük 5 yıllık tatil ücretlerini faiziyle talep edebilir.
Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, somut uyuşmazlıklara dair hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Her hukuki meselenin kendine özgü dinamikleri bulunduğu unutulmamalıdır. Hak kayıplarının önüne geçilmesi adına sürecin yetkin bir avukat marifetiyle takip edilmesi önemle tavsiye olunur.

