Velayetin Babaya Verilmesi: Anne Hangi Durumlarda Alamaz?

Türk toplumunda boşanma davalarında yaygın bir inanış vardır: “Mahkeme çocuğu her zaman anneye verir.” Ancak bu bilgi hukuken doğru değildir. Türk Medeni Kanunu ve Yargıtay uygulamalarına göre asıl olan annenin önceliği değil, “çocuğun üstün yararı”dır. Peki, velayetin babaya verilmesi hangi şartlarda mümkündür?
Özellikle annenin bakım görevini ihmal etmesi, çocuğun psikolojisini olumsuz etkileyen bir yaşam sürmesi veya çocuğu babaya karşı doldurması gibi hallerde; mahkemeler velayet hakkını babaya tevdi edebilmektedir. Bu yazımızda, 2026 yılı itibarıyla Yargıtay‘ın yerleşik içtihatlarına göre velayetin yön değiştirdiği somut durumları inceleyeceğiz.
1. Çocuğun İhmal Edilmesi Durumunda Velayetin Babaya Verilmesi
Velayet hakkının babaya geçmesinde en sık rastlanan gerekçe, annenin bakım yükümlülüğünü ağır şekilde ihmal etmesidir. Çocuğun evde yalnız bırakılması, temel ihtiyaçlarının karşılanmaması veya annenin evi terk etmesi bu kapsamdadır.
Yargıtay Diyor ki:
“Annenin müşterek çocukları terk ederek başka bir erkekle kaçması veya çocuğu babaya/akrabalara bırakıp uzun süre arayıp sormaması velayetin babaya verilmesi sebebidir.”
(Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/13524, K. 2016/12659)
2. Annenin Yaşam Tarzı ve Güvenlik Riski
Annenin özel hayatı kural olarak velayete engel değildir. Ancak bu yaşam tarzı çocuğun güvenliğini veya ahlaki gelişimini tehdit ediyorsa, mahkeme çocuğun yararını gözeterek müdahale eder.
Emsal Kararın Özü:
“Annenin evine tanımadığı erkeklerin gelmesi, çocuğun yanında sigara içilmesi ve bu durumun çocukta uyum problemlerine yol açması velayetin anneye verilmemesine gerekçedir.”
(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/2445, K. 2017/2027)
3. Kişisel İlişkinin Engellenmesi ve Velayet Hakkının Değiştirilmesi
Anne, velayet gücünü kullanarak çocuğu babadan soğutuyorsa veya görüşmesine mani oluyorsa, bu durum “velayet görevinin kötüye kullanılması” sayılır. Yargıtay son yıllarda bu konuda çok hassastır.
Yargıtay Diyor ki:
“Annenin, velayet hakkına sahip olması halinde baba ile kurulacak kişisel ilişkiyi desteklemeyeceğinin tespit edilmesi… manipülatif davranışlarda bulunması velayetin babaya verilmesini gerektirir.”
(Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/5018, K. 2023/3592)
4. İstikrar İlkesi: Çocuğun Mevcut Düzeni
Eğer çocuk, dava süresince babanın yanında kalmış, okuluna ve sosyal çevresine orada adapte olmuşsa; mahkeme bu düzeni bozmaz. Buna hukukta “İstikrar İlkesi” denir.
Emsal Kararın Özü:
“Çocuğun uzun süredir babasıyla yaşaması, eğitimine orada devam etmesi ve babanın velayet görevini ihmal ettiğine dair delil bulunmaması durumunda, mevcut düzenin korunması adına velayet anneye verilmez.”
(Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/556, K. 2025/2305)
5. Çocuğun Tercihi ve Velayetin Babaya Verilmesi
Çocuk olayları kavrayabilecek yaşa (genellikle 8 yaş ve üzeri) geldiğinde, mahkeme bizzat çocuğa fikrini sorar. Çocuğun babayı istemesi ve uzman raporunun bunu desteklemesi, babanın velayet talebinin kabulü için güçlü bir delildir.
Yargıtay Diyor ki:
“Çocukların dava tarihine kadar hatta dava sırasında babayla birlikte kaldıkları, çocukların isteklerinin de bu yönde olduğu… anlaşıldığından velayet hakkının davalı anneden alınıp davacı babaya verilmesi gerekir.”
(Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, T. 03.07.2014)
Sonuç ve Hukuki Destek
Boşanma sürecinde çocuğun babada kalması istisnai değil, şartları oluştuğunda çocuğun menfaati gereği uygulanan bir hukuki durumdur. Eğer yukarıdaki emsal kararlardaki gibi bir durum yaşıyorsanız; hak kaybına uğramamak ve en güncel yüksek yargı kararlarının sizin dosyanıza uygulanması için Öden Hukuk ile iletişime geçebilirsiniz.

